Archive for the ‘Genel’ Category

Koçluk çalışmalarında anksiyeteyi elimine etmek

Pazar, Mart 22nd, 2009

(Crosspost: http://osman.borutecene.com/kocluk-calismalarinda-anksiyeteyi-elimine-etmek/)
İçinde bulunduğumuz ve cayır cayır yanmakta olan finansal kriz, bizim her zamankinden daha soğukkanlı, her zamankinden daha duyarsız, her zamankinden daha kararlı olmamızı gerektiriyor. Bu şartlar altında, özellikle işadamlarıyla / işkadınlarıyla koçluk çalışması yaparken çalışmanın ilerleyen safhalarında bir anksiyete ortaya çıkıyor.
Bu anksiyete içinden geçtiğimiz finansal krizin neden olduğu bir anksiyete değil aslında. Ama bize [...]

Kısa Bir Ara

Perşembe, Haziran 7th, 2007

Bilirsiniz, değişmeyen tek şey değişimdir. HayatKısa.com’a yazdığım türdeki yazılara bir süre için kişisel blogumda devam etmeye karar verdim.
Elbette böyle bunu durupdururken yapmıyorum. Günümüzde medyanın en genç, en yeni ve en hızlı gelişen üyesi bloglar. Ben de 2005 yılında başladığım blog yazma hobisini artan bir şiddette sürdürüyorum.
Şimdilerde Türkiye’de de bloglar konusunda hatırı sayılır bir rekabet baş [...]

Bir İletişim Biçimi Olarak Kıskançlık

Çarşamba, Mayıs 30th, 2007

Bazı insanlar iletişim kurmakta güçlük çekerler. İletişimsiz yaşanamayacağı için de kurulamayan iletişimin yerine birşeyler koymak gerekir. İşte bu bazen kıskançlık olur. Bazı insanlar kıskançlık üzerinden iletişirler.
Kıskançlığın özünde kıskanan kişinin karşı tarafın zihnindeki değerini görme çabası vardır. Üzerinde ikiden fazla canlının yaşadığı bir gezegende bulunduğumuzu unutarak kıskanan kişi, kendi varlığını kıskandığı insanın varlığında yaşar.
Konunun biraz derinine [...]

Sürekli Bir Dakika Sonrasını Beklemek

Pazartesi, Mayıs 28th, 2007

Bu başlık geliştirilebilir, varyasyonları üretilebilir. Mesela sürekli geleceği beklemek, sürekli bir hafta sonrasını beklemek, sürekli bir gün sonrasını beklemek.
Bir çay içerken tadını almak yerine çayın bitmesini ve bir sonraki çaya geçmeyi beklemek. Yemek yerken bitirmeyi beklemek, öpüşürken sevişmeyi beklemek, kitap okurken sonunu beklemek.
Her geçen gün daha da sonuç odaklı bir hal alıyoruz. Sonuç odaklı olmak [...]

Şüpheleri Gerçek Kılmak İçin Harcanan Çabalar

Cumartesi, Mayıs 26th, 2007

Kişinin kendisini sabote etmesi, kendi yıkımını hazırlaması açısından hatırı sayılır çabalardır.
Örneğin bir dersten asla geçemeyeceğini düşünen birinin o dersten geçmek için bir çaba göstermemesi bu alanda sık rastlanan örneklerden biridir.
Toplum içinde dışlandığından şüphelenen birinin herkese ters ve soğuk davranarak bunu garanti altına alması da örnek olarak gösterilebilir.
Sevgilinizin sizi sevmediğini düşünüp onun karşısında itici olabilmek için [...]

Ezbere Yaşamak

Cumartesi, Mayıs 26th, 2007

Hayatta bizleri depresyona, huzursuzluğa, seçeneklerimiz yokmuş gibi davranmaya yönelten ve iyiden iyiye bunaltan şeylerden biri de hayatı ezbere yaşamaktır.
Ezbere yaşadığımız birçok alan var ve bunların hepsinden bir kerede bahsetmek imkansız. Bunlardan aklıma ilk gelen ikili ilişkilerdeki ezber lenmiş davranışlar.
Erkeğin kadını araması, ilk hamleyi erkeğin yapması, erkeğin kadını evinden alıp biryerlere götürmesi, erkeğin toplum karşısında bir [...]

Güzel Bir Haftaya Başlamak

Pazartesi, Mayıs 21st, 2007

Büyük ölçüde elinizde olan birşeydir.
Bütün yapmanız gereken zihninizden tarifleri ve tanımları mümkün olabildiğince silmek. Şöyle ki; ödememiz gereken faturalar, bitirmemiz gereken işler ve daha birçok sorumluluğumuz, bunları gerçekleştirmediğimiz takdirde olacaklarla zihnimizi kurcalar, sinirlerimizi bozar.
Bir an için gözlerinizi kapatın ve bu hafta yapmanız gereken hiçbir şeyi yapmadığınızı ya da yapamadığınızı hayal edin. Neler olabilir? Ödemediğiniz faturalar [...]

Beklemek ve Ertelemek: İki Dipsiz Kuyu

Pazartesi, Mayıs 14th, 2007

GIRGIR dergisini hatırlayanlarınız vardır diye tahmin ediyorum. Zamanında dünyada en çok satılan ikinci mizah dergisiydi. Orada çok sevdiğim, üzerinde yirmi yıl geçmiş olmasına rağmen hala dün gibi aklımda olan bir karikatür var. İdam cezası almış bir mahkuma ipi boynundan geçirmeden evvel “son arzun nedir” diye soruyorlar. O da “tıp okumak istiyorum” diyor.
İnsan birşey yapmak istediğinde, [...]

Stresten Uzak, Gerçeklere Yakın

Perşembe, Mayıs 10th, 2007

Stres, anksiyete, huzursuzluk, endişe, korku gibi sıkıntılı durumlar hayatın gerçeklerinden uzaklaştıkça daha çok başımızı sarar. İnsan psikolojisinin ve zihnin işleyiş biçimiyle alakalı birşey bu.
Korktuğumuz, canımızı sıkan, bizi üzen birşey yaşadığımızda bunu en kısa zamanda unutmaya çalışırız ama unuttuklarımız ya da o an için unutmayı becerdiklerimiz gerçekte zihnimizden silinmez. Varlıklarını korumaları ve sürekli olarak yokmuş gibi [...]

İstanbul’da Güneşli Bir Gün ve Depresyon

Cumartesi, Mayıs 5th, 2007

Bugün İstanbul’da harika bir hava var, gökyüzü pırıl pırıl. Doğayla bütünleşmek için birebir. Hava durumu haberlerine göre yarın da böyle olacak. Bugün çalışmak durumunda olanlar bari yarını kaçırmasınlar.
Gelelim konumuza; ne zaman böyle güzel bir hava görsem aklıma depresyonun derinliklerinde gezdiğim yıllar gelir. Güzel havalardan nefret ederdim. Bunun nedenini çok düşündüm. Hatta Durkheim’ın intihar kavramına kadar [...]