HayatKısa.com

04 Jul 2007

Ara Uzadı

Kategori: Genel, Güncel, Psikoloji, İş Hayatı, İlişkiler — Osman S Börütecene @ 04:46

Ara vermeye karar vermiştim ancak tahminimden biraz daha uzun sürüyor. Bu arada kişisel blogum olan Osman S Börütecene’de normalde buraya yazacağım iki yazı yazdım: Buda ve Sartre’ın Ortak Yönü ve Yaz Mevsiminde Aşk Tavsiyeleri başlıklı bu iki yazıyı okumanızı rica ederim.

07 Jun 2007

Kısa Bir Ara

Kategori: Genel, İş Hayatı — Osman S Börütecene @ 16:29

Bilirsiniz, değişmeyen tek şey değişimdir. HayatKısa.com’a yazdığım türdeki yazılara bir süre için kişisel blogumda devam etmeye karar verdim.

Elbette böyle bunu durupdururken yapmıyorum. Günümüzde medyanın en genç, en yeni ve en hızlı gelişen üyesi bloglar. Ben de 2005 yılında başladığım blog yazma hobisini artan bir şiddette sürdürüyorum.

Şimdilerde Türkiye’de de bloglar konusunda hatırı sayılır bir rekabet baş gösterdi. Bu rekabet içerisinde tek bir kişi olarak enerjimi iki ayrı Türkçe bloga vermemin çok anlamlı olmadığını görüyorum. Bunun nedeni yazacağım yazılar değil, o açıdan bir sorun yok. Bahsettiğim nedenler daha ziyade teknik nedenler. Blog yazarlığı sadece yazmaktan ibaret birşey değil. Yorumları takip etmek, blogun teknik bakımıyla ilgilenmek, daha fazla sayıda ziyaretçiye ulaşmak için sosyal amaçlı web sitelerini ziyaret etmek ve burada başınızı ağrıtmamak için daha fazla saymak istemediğim bir sürü mesele var.

Farkına varanlar olduysa son günlerde bu blogu güncelleyemedim. Sebebi ise tam da yukarıda anlattıklarım.

Bu yazdıklarım bu blogu kapattığım anlamına gelmesin. Sadece buraya yazdığım türde yazıları bir süre kişisel blogumda yazacağım. Burası o süre içerisinde olduğu gibi kalacak. Yani yazılar silinmeyecek, yorumlar silinmeyecek, erişim aksamayacak. Buradaki yazıları yeni okuyanlar yorum yazmayı, soru sormayı sürdürebilecekler. Yani burası ölmüyor (hayat kısa? :)). Bu konunun yanlış anlaşılmasını istemem.

Gelecek açısından da (Tanrı’yı güldürmek istersen ona planlarından bahset) en kötü ihtimalle bu blogun güncelleme sıklığı azalabilir. Her gün yazmak yerine haftada bir yazmak gibi. Gerçi bundan da taraf değilim çünkü 1999 yılından beri web isteleri yapıyor ve akibetlerini takip ediyorum. Şu anda 2007 yılında sürekli güncellemenin en önemli olduğu zamanı yaşıyoruz. Sürekli güncellenmeyen web sitelerinin arama motorlarında hakettikleri sırayı elde etmeleri çok çok zor bir hal almış durumda.

Burayı severek okuyan herkesi kişisel bloguma da bekliyorum. Ziyaretleriniz ve yorumlarınız için şimdiden teşekkür ederim.

21 May 2007

Güzel Bir Haftaya Başlamak

Kategori: Genel, Psikoloji, İş Hayatı, Kişisel Gelişim, İlişkiler — Osman S Börütecene @ 04:06

Büyük ölçüde elinizde olan birşeydir.

Bütün yapmanız gereken zihninizden tarifleri ve tanımları mümkün olabildiğince silmek. Şöyle ki; ödememiz gereken faturalar, bitirmemiz gereken işler ve daha birçok sorumluluğumuz, bunları gerçekleştirmediğimiz takdirde olacaklarla zihnimizi kurcalar, sinirlerimizi bozar.

Bir an için gözlerinizi kapatın ve bu hafta yapmanız gereken hiçbir şeyi yapmadığınızı ya da yapamadığınızı hayal edin. Neler olabilir? Ödemediğiniz faturalar nedeniyle mahkemeye verilebilirsiniz (acaba?), bitirmediğiniz işler nedeniyle ciddi biçimde azarlanabilirsiniz (bundan tam olarak emin misiniz? bu hafta işinizi kaybetmeniz olası mı?), aramadığınız arkadaşlarınız sizi sonsuza kadar terkedebilirler (mantıklı olun!), vs., vs.

Şimdi de yeni bir olasılığa doğru bir yolculuk yapalım. Yukarıda yazdıklarımı zaten daha geçen haftadan yapmamış olduğunuzu, hatta belki bir aydır yapmıyor olduğunuzu düşünelim. Ne olur? Bu hafta başınıza gelebilecek en kötü şey nedir? Mahkemeye verilirseniz ne olur? İşten atılırsanız ne olur? Kiranızı ödeyemezseniz ve ev sahibiniz evi boşaltmanızı isterse ne olur?

Ben bir ipucu vereyim. Kötü olarak etiketlendirdiğimiz şeyler olur. Bunların sonucunda birşeyler olur ve biz onları iyi ya da kötü olarak ikiye ayırırız.

Bu biraz çocuk eğitiminde askerle, polisle, hocayla hatta arapla korkutulmaya benziyor. Bir ibadet yerinin kutsallığını sağlayan nedir? Büyük ölçüde zihninizdeki imajdır. Çevredekilerin konuşmalarına karşı hassas olan birinin karşısına çıkıp ana avrat dümdüz küfür edildiğinde o kişinin başından aşağıya kaynar sular dökülmesine neden olan şey nedir?

Ölüm, hastalık, kötü olaylar karşısındaki korkularımızın sebebi bu olayların kendisi midir? Yoksa onlara atadığımız anlamlar mıdır?

Şimdi başka bir hayal kuralım:

Gözlerinizi kapatın ve iki hafta sonrasına gidin. Bugün başlayan hafta içerisinde yapabileceğiniz birçok şeyi yapmadığınız için sıkıntı içinde olduğunuzu hayal edin. İçinize kapandığınızı, bir an evvel uykuya dalmak istediğinizi ve içinizden şu sözleri geçirdiğinizi düşünün: “Keşke şimdi iki hafta öncesinde olsaydım!”

Size iyi bir haberim var; şu anda tam iki hafta öncesindesiniz. Yaşamınızı iyiye doğru şekillendirmek bugün yapacaklarınıza bağlı.

Hali hazırda geleceğe göre geçmiş bir tarihte bulunmanın tadını çıkarın ve avantajını kullanın. İki hafta sonra keşke almasaydım diyebileceğiniz ayakkabıları bugün almama şansınız var. Ya da iki hafta sonra keşke yemek teklifini o gün kabul etseydim diyeceğiniz kişinin teklifini bu hafta kabul etme şansınız var. Zamanda geriye dönmek ister ya insan, işte dönülebilecek en uygun, en gerçekçi zamandayız şu anda.

Zaman zaten izafidir. Zamanı biçimlendirmek, “inansanız da inanmasanız da” değil, “isteseniz de istemeseniz de” sizin elinizde.

Bu anlattıklarımı uygulamak için ilk adımı atmak istiyorsanız size bir ipucu vereyim: Siz bu dünyada yaşayan en önemli insansınız.

Sonraki Sayfa »

WordPress'in desteğiyle.